Osmanlıca Tercüme’de Hatt-ı Hümayunun Yeri

Osmanlıca Tercüme’de Hatt-ı Hümayunun Yeri


Padişahın kendi yazdığı el yazısı anlamına gelen ve bizzat padişahın kendi emir nameleri için kullandığı  yazı çeşititir. Bir iş konusundaki emir, görüş ve onaylarını yazdığı bir nevi belge türüdür. Padişahın kendi el yazısı olduğu için “Hümayun” olarak adlandırılmıştır. Osmanlıca tercümede ki bir diğer adı “Hatt-ı Şerif” olarak da adlandırılmaktadır.

Hatt-ı  hümayunlar, divanın en üst makamına ait belgeler olduğu için, Osmanlı Tercümesi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Osmanlı Arşivinde mevcut belgeler arasından derlenmiş olan bir miktar hatt-ı hümayun ve  ekindeki belgeler, müstakil bir seri teşkil edecek şekilde tercüme edilmiştir. Fakat arşivde yer alan Hatt-ı Hümayun belgeleri tab iki bununla sınırlı değildir. Tanzimat öncesi dönemde de çeşitli hatt-ı hümayun serileri çok miktarda bulunmaktadır.

Az önce hatt-ı hümayunun tanımını yaparken her  ne kadar padişahın kendi yazısı diye tanımlasak da, bazen çeşitli sebeplerden ötürü katipler veya başka kişiler tarafından da yapılan osmanlıca tercümeler neticesinde hatt-ı hümayunların farklı kişiler tarafından padişah adına kaleme alındığı da görülmüştür. 1622 yılında Sultan II. Osman’ın tahtan indirilmesi ve Sultan I.Mustafa’nın cülusunun ardından yapılan atamaların hattları az önce bilgisini verdiğim şekilde yazıldığı yine yapılan Osmanlıca Tercüme neticesinde ispatlanmıştı.

Hatt-ı hümayunlar yazılış amacı, işlemler ve  şekilleri açısından beşe ayrılmaktadır.

*telhis ve takrir üzerine yazılan hatt-ı hümayunlar

*arz,arzuhal ve benzeri belgeler üzerine yazılan hattı hümayunlar

*beyaz üzerine yazılan hatt-ı hümayunlar

*ünavına göre hatt-ı hümayınlar

*alenen okunan hatt-ı hümayunlar

Olmak üzere 5’e ayrılır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bitnami